Majör Depresif Bozukluk

Son dönemlerin en dikkat çeken sağlık sorunlarından biri olan depresif bozukluk, etkilediği kişilerin iş , ilişki ve sosyal yaşam gibi bir çok alanda zorluklar yaşamasına neden olmaktadır. Yaşam boyu görülme olasılığı %15 ile %25 arasında olup, kadınlarda erkeklere göre 2 kat daha sık rastlanır. Depresyon yani çökkünlük, bir belirti olup depresif bozukluk tanısı için tek başına yeterli değildir. Çökkünlüğe eşlik eden keyif alamama, isteksizlik, yorgunluk, iştahta değişiklikler, uyku sorunları, suçluluk duyguları, dalgınlık, unutkanlık, intihar düşünceleri gibi diğer belirtilerin de en az 2 haftayı aşan sürede bu tabloya eşlik etmesi gerekmektedir. Depresif belirtileri olan insanların yaşam kaliteleri giderek düşmeye başlar. İş yerinde performans sorunları, yetersizlik hisleri iş arkadaşları ile sorunlar yaşamaya başlar. İlişkilerinde daha alıngan, daha tahammülsüz olur, katılım düşer. Belirtilerinden dolayı mesleki veya sosyal alanlarda sorun yaşamaya başlayan birey için süreç iyice zorlaşır. Sorunlar bir dağ gibi büyür. Birey kendini iyice sıkışmış hisseder. Alıp başını gitmek, hayatına son vermek en akılcı çareler gibi görünmeye başlar. “Herşey bitti”, “herşey boş” gibi sözler sık söylenmeye başlanır. Gelecekle ilgili karamsarlık öylesine yoğundur ki, hiçbir durum , hiçbir mantıklı açıklama bu süreci tersine çeviremezmiş gibi görünür. Her ne kadar yakın çevresi kişiye yardım etmeye çalışsada, ona ulaşmakta çok zorlanırlar. İş kaybı, boşanmalar , aile içi kavgalar gibi yaşam olayları, majör depresyonda olan kişinin depresif belirtiler ile aldığı kararların veya davranışların sonucunda ortaya çıkabilecek durumlardandır.
Majör depresif bozukluğun tanısı ve tedavisi bu açıdan çok önemlidir. İlaç uygulamaları ve psikoterapi programları tedavinin en önemli parçalarıdır. İlaç tedavisi majör depresyonun şiddetine göre belirlenir. Bazen hafif olgularda süreci takip etmek, hemen ilaç tedavisi başlamamak önemlidir. Bu süreçde psikoterapi görüşmeleri faydalı olmaktadır.
Özellikle yaşam olaylarına bağlı ortaya çıkan depresif belirtileri ve kaygı belirtilerini, majör depresyondan ayırmak önemlidir. Bu ayırımın yapılamaması, tedavide gereksiz ilaç kullanımınına ve yeterli baş etme becerilerinin kazanılamamasına neden olabilir.

Yorum Ekle

Eposta adresiniz yayınlanmayacak. Zorunlu alanlar *