Madde Bağımlılığı

Son yılların en önemli sağlık sorunlarından biri haline gelen madde bağımlılığından, başta gençler olmak üzere ileri yaş grupları da etkilemektedir. Madde bağımlılığı toplumda bir irade meselesi olarak algılanmakta, bu durum da tedavi konusunda bir takım çatışmalar doğurmaktadır. Madde bağımlılığı önemli bir beyin hastalığıdır. Kişi madde kullanımına başladıktan kısa bir süre sonra ilk dönemde aldığı hazzı alamaz. Gelişen bu tolerans durumu, aynı hazzı alabilmek için, madde kullanımı miktarının artması ile sonuçlanır. Artık kontrol edilemez bir süreç başlamıştır. Madde almadığı zamanlarda sürekli madde arayışı içinde olmaya başlar, bir çok aktiviteye katılmayı erteler. Bir müddet sonra artık keyif verici etkisi için değil madde alınmadığı zamanlarda ortaya çıkan yoksunluk belirtilerini gidermek için madde kullanılmaya devam edilir. Arkadaş çevresi hızla değişmeye başlar, çevredeki herkesin madde kullanıyor olması, maddenin teminini kolaylaştırır. Kimse onları anlamıyor ama onlar bir birlerini anlıyor ve güzel vakit geçiriyorlardır. İş kayıpları ve ilişkilerinin bozulması, yakın çevrenin, tedavi için baskı yapmasına neden olur. Yardım önerilerine ilk tepkiler madde bağımlısı olmadığı ve isterse kendi çabası ile bırakabileceği, tedaviye ihtiyacı olmadığını söylemesi şeklinde gelişir. Daha sonra verilen ama bir türlü tutulamayan sözler, kısa süreli madde kullanımını bırakmalar fakat tekrar kullanımlar izler. Sürekli tartışmalar, küslükler, restleşmeler bu dönemin aile içindeki rutini haline gelir. Madde kullanımı her geçen gün beyin hücrelerine zarar verir, yapılarını bozar. Bu durumda ek sorunları beraberinde getirir. Depresif bozukluklar, kaygı bozukluları, davranış bozuklukları, şizofreni benzeri bozukluklar artık tedavi sürecini daha zor bir duruma getirir. Maddenin iş gücü kaybına sebep olması ve maddi yükü kişiyi ve ailesini daha zor bir durumu düşürür.
Madde bağımlılığında hasta, hekim ve aile katılımı çok önemlidir. Bunlardan bir unsurun yetersiz katılımı tedaviyi olumsuz etkiler. Kullanılan maddenin cinsi, kullanım süresi, madde kullanımına bağlı ortaya çıkan ek sorunlara göre tedavi süreci etkilenir. Esrar , kokain, alkol, eroin, bonzai gibi maddelerin tamamı beyin fonksiyonlarını etkileyerek kişilik özelliklerini değişimine yol açabilir. Bu durum tedaviye katılımı olumsuz etkiler.
Tedavinin iki basamağı vardır
1) Detoksifikasyon yani arındırma dönemidir. Bu dönemde maddeden ayrı kalan kişinin yaşadığı yoksunluk belirtileri tedavi edilir. Hastaneye yatırılarak verilen tedaviye, yoksunluk belirtilerinin şiddetine ve hastanın tedaviye uyumuna göre karar verilir. Hastanede yoksunluk belirtilerini azaltan ilaç tedavileri ve intravenöz sıvı desteği uygulanır. Hastaneye yatış tedavinin sadece ilk basamağıdır ve bu sürecin tamamlanması madde bağımlılığının sonlandığı anlamına gelmez. Yatış süresi bağımlılığın şiddetine ve tedavi uyumuna göre değişmektedir.
2) Rehabilitasyon süreci bağımlılık tedavisindeki en önemli ayaktır. Bu süreçte kişinin madde bağımlılığına neden olan altta yatan nedenler araştırılır. Anksiyete bozuklukları , depresif bozukluklar, duygu durum bozuklukları, dikkat eksikliği hiperaktivite, kişilik bozuklukları gibi altta yatan bozukluklar tespit edilip tedavi edilmediği sürece, başarı şansı düşmektedir. Madde kullanımını artıran nedenler, motivasyonları, yoğun istek dönemlerinin kontrolü üzerinde denetimin artırılması terapideki öncelikli hedeflerdir.

Yorum Ekle

Eposta adresiniz yayınlanmayacak. Zorunlu alanlar *